// ppa.gen.tr

Satış Ortaklığı - Genel

Siteye adını bile veren PPA, nesin sen? ve diğerleri PPC ve CPM

PPA: Pay Per Action
PPA, Türkiye satış ortaklığı piyasasındaki bir kısım iş bilmez insanlar tarafından, aksiyon bazlı ödeme olarak çevrilmiş. Aksiyon Bazlı ne demek? Nasıl bir aksiyon almamız gerekiyor ki bize bir ödeme yapılsın veya biz bu işten para kazanalım? Aslında olayı şöyle özetlersek; Satış Üzerinden Komisyon. Ne kadar anlaşabilir oldu bir anda herşey. Ben yine yazılarımda bu konudan bahsederken PPA diye bahsedecek olsam da, bir şekilde artık neden bahsettiğim bilinir oldu diye düşünüyorum. Tamam sonuça bu piyasada iş yapan insanlar zaten PPA ne demek biliyorlar ama bence artık yeni girecek arkadaşlar da, PPA ne olaki diye sormayacaklar? Bu sitenin ismi neden PPA diye de sormayacaklar…

Sitenin ismi demişken, PPA olmasının yegane sebebi, benim affiliate marketing sektöründe sadece bu yöntemi savunuyor ve kullanıyor (diğer bütün sektörün deneyimli isimleri gibi) olmam. Affiliate marketing yaparken de asla klik (PPC: Pay Per Click) veya gösterim (CPM: Cost Per iMpression) bazlı çalışmadım. bununla birlikte şu an yönettiğim satış ortaklığı programı da hiçbir şekilde PPA’den başka bir seçenek sunmuyor veya desteklemiyor. PPC ya da CPM tekliflerini de kibarca reddetmek durumunda kalıyorum.

BU MODELLER NASIL ÇALIŞIR?

PPA (Pay Per Action):
Bu modelde, siz markaları seçersiniz ve onların tanıtıcı araçlarını (banner, text link ya da markanın size sunduğu daha özel tanıtım araçları) websitenize ya da hangi yolla bu markayı tanıtmak istiyorsanız oraya koyarsınız. Sizin ziyaretçilerinizden birisi gelir o link’e tıklar ve sonra satıcının sitesine gider. Oradan yaptığı bir alışveriş sonucunda da, size ödenmesi taahüt edilen komisyon oranınızı siz almış olursunuz.

Örnek:
Bir teknoloji websiteniz ya da blog’unuz, ya da bu konularda ilgili insanlardan oluşan bir e-mail listeniz var. Siz bir hosting şirketinin satış ortaklığı programına dahil olursunuz. Tabii ki bu satış ortaklığı programını seçerken, bir çok kriteri de bir arada düşünmek zorundasınız. Oradan bir banner alıp web sitenize koyarsınız. Bu teknoloji vs meraklısı insanların da, yer yer hosting (barındırma) ihtiyaçları olacağından ötürü, sizin sitenize geldiklerinde o banner’ı görür, tıklar ve kendine uygun birşey bulursa alır. Bunun sonucunda da siz para kazanmış olursunuz. Bu sistem en basit haliyle böyle çalışır. Affiliate Marketing sektörünün geldiği son noktada bundan biraz daha detaylı düşünmeniz gerekiyor diyebilirim. Yakında tek başına PPA üzerine ayrı bir yazı yazarım diye düşünüyorum. Orada bu detaylara daha çok inerim.

(+) Artıları:

  • Site trafiğiniz çok çok yüksek olmasa bile, Ziyaretçi profilinize uygun satıcı’lar seçerek iyi oranlarda ücret kazanırsınız.
  • Çok genel bir konuda Milyonlarca hit alan bir siteniz yoksa, geliriniz her zaman PPA modelinde daha yüksek olacaktır. (böyle bir siteniz varsa da zaten aylık anlaşmalı reklamlar alabilirsiniz. bkz. sozluk.sourtimes.org, 80630.com, ntvmsnbc.com, bildirgec.org, vs vs vs)
  • Kuzey Amerika ve Avrupa’da (özellikle İngiltere) kanıtlanmış yöntem bu olduğu için bu ülkelere odaklı bir satış ortaklığı programlarında oldukça gelişmiş ve çok seçenek sunan bir sistemdir.
  • Alternatifi çok ve daha güvenilirdir.

(-) Eksileri:

  • Türkiye’de bu modelde dürüst ve hakkıyla ödeme yapan bir program şimdilik biraz zordur.
  • Sitenizin ziyaretçi profili, tanıttığınız ürünün ya da satıcının müşteri profiline uymuyorsa, 1 tl bile kazanamayabilirsiniz. (bkz. Targeted Traffic)

PPC (Pay Per Click):
PPA aksine, PPC modelinde, sitenize bir markanın banner’ını koyduğunuzda ona tıklayan her ziyaretçi başına kazanç sağlarsınız. İlk başta kulağa çok daha akıllı bir model gibi gelebilir. Ama aslında işin özü öyle değildir. Klik başına kazandığınız rakamlar oldukça düşüktür.

Örnek:
Bir web siteniz var herhangi bir konuyla ilgili. Buraya gelen ziyaretçiler, sizin reklamını yaptığınız satıcının banner’ına her kliklediğinde, siz bundan belirlenmiş rakamı kazanırsınız. (genelde ortalaması 0.02-0.07 tl gibi rakamlardır).

(+) Artıları:

  • Her tıklama başına para kazanırsınız. Tıklamaların satışa dönüşme zorunluluğu yoktur.
  • Genel içerikli sitelerde, tanıtacak satıcı bulmak daha kolaydır.
  • Sitenizin ziyaretçi profili, tanıtımını yaptığınız satıcının müşteri profiline uymasa bile, bir kaç tıklama alabilir ve oldukça sembolik bile olsa bir kaç TL kazanabilirsiniz

(-) Eksileri:

  • Koyduğunuz reklamlara onbinlerce kez tıklanacak kadar ziyaretçi almıyorsanız, bu işten kazanacağınız para hosting (barındırma) masraflarınızı bile karşılamaz.
  • Türkiye’de neredeyse hiç denecek kadar düşük oranlarda ödeme yapılır. (Google Adsense’i saymazsak yurtdışında da durum çok farklı değildir)
  • Her ziyaretçi’den sadece bir kez para  kazanabilirsiniz. Bu ziyaretçi bir kez daha tıkladığında sistem bunun için ekstra ücret ödemez.
  • Harcadığınız eforun karşılığını almak neredeyse imkansızdır.
  • Bu sistem Kuzey Amerika’da yaklaşık 10 yıl önce terkedilmiştir. Oldukça azınlık bir grup tarafından sürdürülmektedir.
  • Geleceği yoktur. Sürdürülebilir olması, sitenizin ziyaretçi sayısının sürekli yüksek oranlarda artış göstermesine bağlıdır.

CPM (Cost Per Impression):
Bu model, artık affiliate marketing sektöründe tamamen terkedilmiştir. O nedenle çok detaylı bahsetmeyeceğim. Türkiye’de örneklerini görmek mümkündür. Ancak Dünya’da konuyla ilgili bir kelime bilgisi bile olan bir satıcı böyle bir affiliate modeli sunmaz. Bu model daha çok ücreti karşılığı sitelere reklam verilirken kullanılır. Basit olarak da açıklaması, sitenizin görüntülenme sayısı üzerinden para kazanırsınız. Bu modelde fiyatlandırma verilirken 1000 görüntüleme baz alınır. Görüntüleme dediğimiz şey ise şudur; bir kişi sitenize girdi, ve sitenizde gezdi durdu, bunu yaparken de tekrar tekrar aynı sayfalara baktı. Her bir baktığı sayfa, bir görüntüleme olarak kabul edilir. Aynı kişi sitenize girip saatlerce refresh yapabilir, yaptığı her refresh de bir görüntüleme kabul edilir.

Yani…

Mesela PPC, Türkiye’de bu model iki nedenden ötürü daha yaygındır. Birincisi; Satıcılar neredeyse hiç kuruş (0.05 tl) gibi rakamlar öderler klik başına. Yani aslında sizin trafiğinizi bedava’dan biraz daha pahalı bir rakama satın alırlar. Onlar bu trafikten emin olun sizin kazandığınızın 100 katından bile fazlaca kazanırlar. Bu da en basit deyimle satış ortaklarının, satıcılar tarafından sömürülmesi anlamına gelir. O yüzden onlar size daha kazançlı bir yol olan PPA modelini sunmazlar. İkincisi; Türkiye’deki satış ortaklarının bu konudaki bilgisi ve tecrübesi kısıtlıdır. Türk satış ortakları genelde şu şekilde düşünür; “biri gelicek siteye, banner’a basıcak, ordan satıcının sayfasına gidecek de o ürünü alacak ben de bundan para kazanacağım.. İmkansız.. En azından klikten 3-5 geliyor”. Ayrıca Türkiye’deki satış ortakları, PPA modeli sunan ve dürüst olan bir satıcı bulmakta da zorlanırlar. Kısaca 2 tarafın düşünce mantığının birleşmesi sonucu PPC, Türkiye’de daha yaygın bir sistemdir.

Simdi kısaca PPC’nin yanlış olduğu noktayı anlatacağım, en kısa zamanda da bununla ilgili bir yazı daha yazacağım zaten. Bütün bu satış ortaklığı dünyası olsun, internet reklamcılığı olsun, herşeyin dayandığı nokta Conversion Rate’tir. bir şey sizin harcadığınız paraya göre daha çok convert ediyorsa, yatırılan veya harcanan rakamın önemi yoktur. Conversion Rate dediğimiz şey de kısaca şu şekilde açıklanır: 100 klik’in kaç tane satışa döndüğü… Şimdi iş biraz daha karışık bir hal alsa da, aslında çok basit. Dünya online alışveriş sektöründe, bu oran yüzde 5 olarak kabul edilir. Bu oran, mevsimlere göre, özel günlere göre, satılan malın türüne göre, satıcının websitesine göre değişiklikler gösterse de, ortalaması budur.

PPC yalanı ortaya çıkıyor!
Bir web siteniz var, ve bir satıcının satış ortaklığı programına üyesiniz ve o markayı web sitenizde tanıtıyorsunuz. Bu satıcının kendi içindeki conversion rate’i yüzde 4 olsun (Dikkatinizi çekerim ki, dünya ortalamasının da yüzde 1 altında bir rakam söyledim) Bu satıcı da ayakkabı satıyor olsun. Bu arada bu satıcının sattığı ürünlerin ortalama fiyatı da 70 tl olsun (ki yine bence ortalamanın altında… Bir adidas ayakkabının 150 tl olduğu bu günlerde…) Şimdi bu satıcıdan size iki adet satış ortaklığı programı örneği veriyorum. Biri PPC için, biri de PPA için.

Ayakkabı satıcısının PPC modelindeki satış ortaklığı programından 100 klikte kazanacağınız para:
Klik başına ödediği komisyon: 0.10 (ortalamanın oldukça üzerinde)
100 klikte kazanacağınız para: 10 TL

Ayakkabı satıcısının PPA modelindeki satış ortaklığı programından 100 klikte kazanacağınız para:
Satış başına ödediği komisyon: Yüzde 10 (ortalamanın oldukça altında)
100 klikte yapacağınız satış sayısı: 4 (hatırlayın, yüzde 4 conversion rate)
100 klikte kazanacağınız komisyon: 28 TL (hatırlayın, 70 TL ortalama satışı var bu satıcının)

Sanırım hesap bu kadar basit. En kötü hesaplamalarla bile PPA, PPC modeline göre gelir oranında yüzde 180 daha çok kazandırdı. Ki verdiğim örnekte, PPC için ödenen komisyon miktarını ortalamanın çok üzerinde tutarken, PPA’de, conversion rate’i, komisyon oranını ve ortalama satış miktarını, genel rakamların çok çok altında tuttum. Eğer bu rakamları da düzgün tutsaydım sanırım aradaki rakam yüzde 800′lere kadar varırdı.

Şimdi hala PPA modelindeki satış ortaklığı programlarına itiraz eden veya burun kıvıran bir satış ortağı varsa lüten parmak kaldırsın.

Bugünlük bu kadar…

Hepinize sevgiler ve iyi cumalar…

Tartışma

4 yorum var for “Siteye adını bile veren PPA, nesin sen? ve diğerleri PPC ve CPM”

  1. Merhaba serkan,

    ben bugüne kadar ppc ile para kazanmaya çalışıyordum ve açık sölemek gerekirse ppa yı duymuştum fakat bu konuda bana yardımcı olan kimse olmadı.

    ppc hakkında biraz tecrübem oldugundan ppa hakkında bilfi sahibi olup aynı ortamda hem ppc hem ppa yı sürdürebilir miyim feasible bir hareket olur mu

    Posted by Berk Yılmaz | Temmuz 24, 2009, 10:47
  2. Berk,

    İkisinin birlikte tek sürdürülebilir olduğu nokta Google Adsense olabilir. Bir yandan PPA ağırlıklı çalışmanıza ek olarak google adsense linkleriyle destekleyebilirsiniz. Bu gelir modelini benimsemiş ve oldukça başarılı olmuş insanlar var. Google’dan bu tarz orneklere rastlamanız mumkun.

    Tesekkurler

    Posted by serkan kutlubay | Temmuz 24, 2009, 10:59
  3. [...] Satış Ortaklığı / Affiliate Marketing | Siteye adını bile veren … Tags: affiliate, affiliate-marketing, conversion, google-adsense, hakknda, kuzey-amerika, marketing, ortakl, ppa, ppc, serkan-kutlubay, temmuz, temmuz-24, traffic [...]

    Posted by Satış Ortaklığı / Affiliate Marketing | Siteye adını bile veren … | Temmuz 24, 2009, 17:31
  4. [...] başına komisyonu hem de Satış başına komisyonu aynı anda vermeye başladık. Her ne kadar PPA bazlı marketing’in taraftarı olsam da PPC‘nin de hem tekrardan canlanan, hem de göz [...]

    Posted by Satış Ortaklığı / Affiliate Marketing | daha.net satış ortaklığı programı | Ocak 6, 2010, 09:17

Post a comment